Geçen haftamız oldukca verimsiz gecti. Önce hocamızın geç kalması ardından yagmur tatili bu verimsizliğin başlıca nedenleriydi. Neler yaptık geçen hafta diye düşündüğümde aklıma pek birşey gelmedi önce… Sonradan hareketler geldi aklıma. Pred485 dersinde de bu konuda konuştuk. Neden kimse öne çıkıp gruba hareket yaptırmayı istemedi? O kadar kişiden neden birkaç kişi dışında gönüllü çıkmadı? Ben bunu sınıftaki öğrenci saysının çokluğuna bağlamıştım. Pred dersinde daha az kişi olduğu için daha samimi ve rahat bir ortam oluştuğuna inanıyordum. Ama sced487 de çok fazla insan var. Bu nedenle insanlar kendini rahat hissedemiyor bu nedenle öne cıkmıyor diye düşünmüştüm. Hocamız bu düşüncenin doğru olmadığını söyledi…
Peki ama neden? Düşününce şu sonuca vardım. Gerek pred485 gerekse sced487 dersinde biz klasik derslerden farklı içerikte gerçek hayatla daha çok örtüşen, ve bizim kendimizi geliştirmemize katkıda bulunacak şeyler öğreniyoruz. Burada öğrendiklerimizi bir köşeye atıp zamanı gelince kullanırım fikrinden vazgeçip biran önce uygulamaya geçmeli, öğrendiklerimizin burada kalmaması sağlamamız lazım. Eğer ki burada öğrendiklerimiz sadece sınıfta kalıyorsa işte orda bir sorun vardır. Hocamızın belirtmek istediği buydu galiba. Tabii yine yanlış anlamış olma ihitimalimde var:)
Bu derste eğitimde kullanabileceğimiz bir oyun tasarlayacağız. Bu elbette çok güzel ama geçen haftaki sunumumda farkettim ki iyi bir oyun hazırlamak yeterli değil. İyi bir oyun hazırlamak kadar onu en iyi şekilde sunmak ve yönetmek de önemli. Bu nedenle bu oyunları uygulamasında dikkat edilmesi gereken hususlarıda öğrenmek lazım.
Bence bizim bölümün programında yeniden bi yapılanmaya gidilmeli. Çünkü bölümümüzün programının işlevsiz olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma buraya geldiğimden beri kendimi boşluktaymış gibi hissediyorum. Her bölümden ders alıyoruz ama kendi bölümümüzden ancak mezun olurken ders alıyoruz. İkinci üçüncü sınıfta geldiğimizde dahi kendi dönemimiz ve kendi bolumumuzden arkadaşlari başka bölümden arkadaşlar vasitasıyla taniyoruz… Bunun dışında dördüncü sınıfa gelmişim matematik anlatım teknik ve yöntemleri üzerine doğru düzgün bir ders almadım. Doğru düzgün matematikte öğrenmedim. Yani bilmiyorum. Bazen bölümümün çok gereksiz olduğunu, kapatılması gerektiğini dahi düşünüyorum.
Şimdi neden bunları yazdığımı düşünmüşsünüzdür. Düşünsenizde bölümün birinci döneminde pred485 tarzı bir ders aldığımızı… Açıkcası bu dersi ilk dönem almış olsam, şimdi olduğumdan çok daha farklı birisi olurdum. Düşünücem bu konuda…
Arkası Haftaya:)