Tıpkı pred485 olduğu gibi sced487 de farklı bir son yaşadık… Heyecan dolu, hareket dolu bir son… Üç buçuk saatte sekiz tane oyun oynadık…
Değerlendirmelere gelecek olursak;
Birçok arkadaşım gibi ben de en çok mendil kapmaca kaynaştırılmıs orbital oyununu begendim. Hareket, heyecan ve rekabet (tatlı bir rekabet) bu oyunu tanımlayan sözler.
Olasılık oyununu da oldukça faydalı buldum. İlerki meslek hayatımda bu oyunu uygulamayı gerçekten isterim. Tabii şartlar elverirse…
Parabol oyunu da işaretlerin parabolun şeklini nasıl değiştirmesini yansıtması açısından faydalıydı.
Büyük açılarda sorun çıksa da çemberde açıları lastik yardımıyla göstermek… Akıllıca…
Denklemlerin anlatıldığı oyun iyiydi ama bişeyler eksikti… Bilmiyorum, belkide gözlerimi kapamak hoşuma gitmedi…Gözümkapalı iken kendimi çok rahat hissedemiyorum.
Şifreleme oyunu gecen hafta katılmadığım tek oyundu… Oyunun şifreleme olduğunu ilk duyduğumda keşke katılsaydım dedim. Ama sonrasında cereyaneden olaylar (Oynamak, miyavlamak zorunda kalmak) yüzünden iyi ki katılmamısım dedim. Zira ben oynamayı sevmem… Genel olarak oyunu cok eğlenceli buldum…
Kendi oyunumuza gelecek olursak, direnclerin akımı yavaşlattığı fikrinin doğru bir şekilde anlaşıldığını düşünüyorum. Oyunu oynatırken devrelerin hepsini aynı kağıda çizmemizin hata olduğunu farkettim. Bu merak unsurunu ortadan kaldırdı. İlk kağıdı alır almaz arkadaşlar tüm oyunda neler yapacaklarını görmüş oldular.
Sona geldik… Renkli, eğlenceli, oyun dolu bir dönem geçirdik… Hayatınızda ve hayatımda oyunların hiç eksik olmaması dileğiyle:)